Haberiniz olmadan “kredi verilemez” grubuna girebilirsiniz
Kredi notu ve gelir seviyesi yeterli olsa da hesap hareketlerindeki düzensizlikler, kredi ve kredi kartı başvurularının reddedilmesine yol açabiliyor.
Bankacılık sektöründe kredi ve kredi kartı değerlendirmelerinde yeni bir dönem yaşanıyor. Artık yalnızca kredi notu ya da yüksek gelir seviyesi, finansmana erişim için yeterli görülmüyor. Bankalar, müşterilerin hesap hareketlerini davranışsal risk analizi kapsamında ayrıntılı biçimde inceliyor.
Davranışsal Risk Analizi Uygulanıyor
Sektör kaynaklarına göre bankalar, müşterilerin hesaplarına giren ve çıkan paranın düzenini analiz ediyor. Düzenli gelir akışı ve normal finansal davranışlar olumlu değerlendirilirken;
Açıklaması olmayan sık transferler,
Ani ve yüksek tutarlı para giriş-çıkışları,
Sanal bahis ve oyun sitelerine yapılan ödemeler
yüksek risk göstergesi olarak kabul ediliyor. Bu tür işlemler tespit edildiğinde müşteri, bankanın iç sistemlerinde “yüksek riskli” olarak işaretlenebiliyor.
Yüksek Gelir Bile Koruma Sağlamıyor
Bir özel bankanın şube müdürü, geçmişte yüksek gelirli müşterilerin daha kolay krediye erişebildiğini, ancak bu yaklaşımın değiştiğini belirtti. Müdür, “Bahis sitelerine düzenli para çıkışı olan ya da sık sık farklı kişilerle açıklamasız para trafiği bulunan müşteriler, gelirleri yüksek olsa bile riskli sınıfa alınabiliyor. Bu durum şube inisiyatifi değil, sistemin ürettiği risk skorunun sonucudur” ifadelerini kullandı.
İç Sistemler ve Resmi Kayıtlar Birlikte İzleniyor
Türkiye’de bankalar, Merkez Bankası Risk Merkezi ve Kredi Kayıt Bürosu (KKB) üzerinden kredi geçmişini takip ederken; kendi iç denetim ve uyum birimleri aracılığıyla da hesap hareketlerini sürekli izliyor. Şüpheli işlemler tespit edildiğinde, mevzuat gereği ilgili finansal istihbarat birimlerine bildirim yapılabiliyor.
“Kredi Verilemez” Listesine Farkında Olmadan Girilebilir
Oluşturulan risk skoru, kredi ve kredi kartı başvurularının sonucunu doğrudan etkiliyor. Bankacılık kaynakları, özellikle sanal bahis ve benzeri harcamaların kredi değerlendirmesinde olumsuz bir faktör olarak öne çıktığını vurguluyor. Bu tür işlemler, düzenli ve sürdürülebilir gelir yapısıyla örtüşmeyen finansal davranışlar olarak değerlendiriliyor.
Uzmanlar, tüketicilerin hesap hareketlerini düzenli tutmaları, açıklamasız transferlerden kaçınmaları ve kredi başvurusu öncesinde bankaların güncel değerlendirme kriterlerini dikkate almaları gerektiğine işaret ediyor.
