Miras Paylaşımında Ezber Bozuldu: Tapu Sahiplerini İlgilendiren Yeni Dönem!

Miras kalan mülklerin paylaşımında yıllardır süregelen uyuşmazlıklar ve mağduriyetler, yapılan köklü yasal değişiklikle birlikte tarihe karışıyor.

Miras Paylaşımında Ezber Bozuldu: Tapu Sahiplerini İlgilendiren Yeni Dönem!

Miras kalan mülklerin paylaşımında yıllardır süregelen uyuşmazlıklar ve mağduriyetler, yapılan köklü yasal değişiklikle birlikte tarihe karışıyor. Türkiye genelinde milyonlarca hak sahibini doğrudan ilgilendiren 7589 sayılı kanun düzenlemesi 31 Temmuz 2026 tarihi itibarıyla resmen yürürlüğe girdi. KRT TV yayınında açıklamalarda bulunan Avukat Batuhan Bulut, ortaklığın giderilmesi yani izale-i şuyu davalarında açık artırma sisteminin sil baştan yenilendiğini vurguladı. Yapılan bu kritik adım sayesinde aile mülklerinin değerinin altında elden çıkarılmasının ve fırsatçı yaklaşımların önüne geçilmesi hedefleniyor.

Eski uygulamada mirasçılardan yalnızca birinin hissesini nakde çevirme talebiyle açtığı davalar sonucunda gayrimenkuller hemen dışarıdan herkese açık ihaleye çıkarılıyordu. Bu durum hem aile içi mülklerin yabancı kişilerin eline geçmesine sebep oluyor hem de değer kaybı riskini doğuruyordu. Yeni kanuni çerçeve ise mülkiyet korumasını ön plana alarak mirasçıların kendi aralarındaki hak dengesini gözeten adil bir yapı tesis ediyor.

Açık Artırmada İlk İhale Artık Yalnızca Mirasçılar Arasında Gerçekleştirilecek

Yeni yasal dönemin en dikkat çekici unsurunu birinci ihale aşamasına getirilen katılım kısıtlaması oluşturuyor. Gayrimenkulün satışına karar verildiğinde düzenlenecek ilk açık artırmaya dışarıdan üçüncü kişilerin katılması tamamen engellendi. Bu sayede aileye ait gayrimenkullerin ilk etapta yine aile bireyleri içinde kalması ve mülkiyet bütünlüğünün muhafaza edilmesi amaçlanıyor.

Söz konusu özel ihale usulünden faydalanabilmek için kanunda son derece kritik bir şart öngörülmüş durumda. Satışa konu olan taşınmazda mirasçılar dışında önceden pay satın almış harici bir hisse sahibinin bulunmaması gerekiyor. Eğer geçmiş dönemlerde mülke dışarıdan yabancı bir hissedar dahil olmuşsa bu koruma mekanizması işletilemiyor ve ihale en baştan itibaren herkese açık biçimde yürütülüyor.

Satış Bedellerinde Gerçek Değer Esası Kabul Edilerek Mağduriyetlerin Önü Kesildi

Geçmiş yıllardaki uygulamalarda miras kalan taşınmazlar muhammen bedellerinin %50 tutarı üzerinden açık artırmaya çıkarılmaktaydı. Bu durum gayrimenkullerin piyasa rayicinin çok altında fiyatlarla satılmasına ve hak sahiplerinin ciddi mali kayıplara uğramasına yol açıyordu. Yeni yasa ile birlikte sadece mirasçıların yer alacağı ilk ihalede taşınmazın açılış fiyatı %100 gerçek değeri olarak belirlendi.

Muhammen bedelin tamamı üzerinden başlatılan satışlar sayesinde mirasçıların mülklerini değer kaybetmeden devretmeleri imkanı doğdu. Fiyat tespiti uzman bilirkişiler tarafından titizlikle yapılarak mülkün hak ettiği finansal karşılığı bulması güvence altına alınıyor. Böylesi bir yaklaşım hem satışı isteyen hem de mülkü devralmak isteyen hissedarlar açısından adil bir dengenin kurulmasını sağlıyor.

Kötü Niyetli Hissedarlara Karşı Ağır Yaptırımlar Ve Caydırıcı Önlemler Getirildi

Miras davalarında süreci kasten uzatan, ihale şartlarını zorlaştırarak mülkü ucuzlatmaya çalışan kötü niyetli hissedarlar da yeni yasayla kapsama alındı. Satış sürecini tıkamaya yönelik hamleler yapan ya da süreci manipüle etmeye kalkışan taraflara karşı ağır hukuki yaptırımlar devreye sokuldu. Bu caydırıcı tedbirler sayesinde izale-i şuyu davalarının yıllarca süren karmaşık yapısının sadeleştirilmesi bekleniyor.

Sistemde yapılan bu nitelikli reform, adalet mekanizmasının hızlanmasına ve taraflar arasındaki husumetlerin azalmasına katkı sunacak. Ata toprağı olarak kabul edilen ve nesiller boyu korunan gayrimenkullerin hak edilen değerde kalması sağlanırken, miras hukukundaki usul süreçleri de modern standartlara kavuşturulmuş oldu. Yeni yasal tablonun uygulamadaki sonuçları önümüzdeki dönemde görülecek davalarla netlik kazanacak.