Tarihi Karar Açıklandı: Yargıtay'dan EYT Bekleyenlere Yüz Binlerce Kişilik Emeklilik Fırsatı!

Hukuk Genel Kurulu tarafından verilen tarihi kararla birlikte geçmiş dönemlerde tarımsal üretim yapan vatandaşların prim mağduriyeti tamamen ortadan kalktı.

Tarihi Karar Açıklandı: Yargıtay'dan EYT Bekleyenlere Yüz Binlerce Kişilik Emeklilik Fırsatı!

Hukuk Genel Kurulu tarafından verilen tarihi kararla birlikte geçmiş dönemlerde tarımsal üretim yapan vatandaşların prim mağduriyeti tamamen ortadan kalktı. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, ülkemizdeki yüz binlerce tarım üreticisini yakından ilgilendiren ve Sosyal Güvenlik Kurumu ile yaşanan ihtilaflara son noktayı koyan tarihi bir emsal karara imza attı. Özellikle bin dokuz yüz doksan dokuz yılından önce tarlada ürettiği ürünleri aracı kurumlara ya da tüccarlara satarken adlarına prim kesintisi yapılan ancak bu paraları devletin kasasına aktarılmayan çiftçilerin hak kayıpları son buldu. 

Yüksek mahkeme tarafından verilen bu karar sayesinde ellerinde geçmiş döneme ait kesinti belgesi ya da makbuzu bulunan vatandaşlar herhangi bir yaş şartına takılmaksızın doğrudan emeklilik hakkı elde etme imkanına kavuştu. Uzun yıllardır tarım sektöründe alın teri döken binlerce insanı sevindiren bu yasal gelişme kurumların hatalarından kaynaklanan mağduriyetlerin de önüne geçilmesini sağladı.

Sosyal güvenlik sisteminde uzun süredir bir kördüğüm haline gelen bu mesele aracı firmaların yaptıkları kesintileri devlet kurumuna bildirmemesinden ya da ödememesinden kaynaklanıyordu. Ürettiği mahsulü teslim ederken yasal kesintiyi kabul eden fakat bu paranın takibini yapma imkanı bulunmayan vatandaşlar sigorta başlangıçlarının iptal edilmesiyle büyük bir hayal kırıklığı yaşıyordu. 

Yargının en üst basamağından gelen bu son hamle ile birlikte aracı kurumların ihmalleri ya da usulsüzlükleri nedeniyle vatandaşların cezalandırılamayacağı ilkesi en net şekilde ortaya konmuş oldu. Artık sararmış makbuzlarını saklayan her çiftçi bu hakkını sonuna kadar savunarak geçmişe dönük sigortalılık statüsünü tescil ettirebilecek.

Yıllar Süren Hukuk Mücadelesi Ve Hakkını Arayan Çiftçinin Zaferi

Söz konusu emsal teşkil eden davanın geçmişi bin dokuz yüz doksan dört yılında özel bir tekstil firmasına tonlarca pamuk satışı gerçekleştiren bir üreticinin başlattığı bireysel adalet arayışına dayanıyor. İlgili üretici mahsulünü satarken kendisinden tahsil edilen sigorta prim kesintisinin yer aldığı resmi evrakı delil olarak sunarak sigorta başlangıç tarihinin o döneme çekilmesini talep etti. 

Yerel mahkeme aşamasında vatandaşın sisteme dahil olma iradesini net bir şekilde yansıtan bu belge haklı bulunarak ilk aşamada üretici lehine olumlu bir karar tesis edildi. Ancak ilgili sosyal güvenlik idaresi paranın kendi hesaplarına intikal etmediğini ileri sürerek bu karara karşı çıktı ve hukuki süreci üst mercilere taşıdı.


İtiraz aşamasında istinaf mahkemesi devletin kasasına fiilen girmeyen bir meblağ için geriye dönük bir hak doğmayacağını savunarak idarenin tezlerini haklı buldu ve yerel mahkemenin kararını bozdu. Bu durum yıllarca tarlada emek veren binlerce üretici için büyük bir hak kaybı riski doğururken davanın Yargıtay bünyesine taşınmasıyla süreç bambaşka bir boyut kazandı. Yargıtay dairesinin eksik inceleme yapıldığı gerekçesiyle verdiği bozma hükmüne karşı ilk derece mahkemesinin direnmesi davanın en üst kurulda görüşülmesini zorunlu kıldı. Neticede yüksek mahkeme heyeti vatandaşın haklılığını tescil ederek alt mahkemenin haksız kararını tamamen ortadan kaldırdı.

Devletin Denetim Sorumluluğu Ve Vatandaşın Korunması İlkesi

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu tarafından yapılan detaylı incelemelerin ardından vatandaşın bir müfettiş gibi hareket ederek şirketlerin mali kayıtlarını inceleme yetkisi olmadığı açıkça ifade edildi. Yüksek mahkeme karar metninde kesilen paraların yasal yollardan takip edilmesi ve tahsilatının eksiksiz yapılması sorumluluğunun tamamen ilgili devlet kurumuna ait olduğunu karara bağladı. 

Bu doğrultuda aracı kurumların kötü niyetli yaklaşımları veya idari makamların denetim zafiyetleri neticesinde ortaya çıkan faturanın tarım emekçilerine kesilemeyeceği hukuken hüküm altına alındı. Bu yaklaşım kamu hukukunda vatandaşa duyulan güvenin ve hakkaniyet ilkesinin en güzel örneklerinden biri olarak kayıtlara geçti.


Verilen kararla birlikte bundan böyle geçmiş yıllara ait elinde tek bir satış makbuzu dahi olan üreticiler sigorta primlerinin akıbetini düşünmek zorunda kalmayacaklar. Şirketlerin iflas etmesi ortadan kaybolması ya da parayı kuruma yatırmaması gibi olumsuz durumlar vatandaşın kazanılmış hakkını engelleyemeyecek. Hak sahipleri ilgili evraklarla birlikte başvurularını gerçekleştirdiklerinde idarenin parayı tahsil edip etmediğine bakılmaksızın sigortalılık süreleri resmi olarak başlatılacak ve emeklilik hakları anında aktif hale getirilecek.

Erken Emeklilik Yolunda Tarım Çalışanlarına Tanınan Yeni Haklar

Bu yeni dönemle birlikte özellikle bin dokuz yüz doksan dokuz yılı öncesinde tarımsal faaliyet yürüten binlerce vatandaş için yaş sınırı olmaksızın erken emekliliğin kapıları ardına kadar aralandı. Sosyal güvenlik uzmanları bu kararın sadece davanın taraflarını değil aynı durumda olan binlerce tarım işçisini doğrudan etkilediğini ve onlara güçlü bir yasal dayanak sağladığını ifade ediyorlar. 

Eski dönemlerde tütün pancar buğday veya pamuk gibi ürünlerini satarken tevkifat kesintisi yapılan herkes bu haktan yararlanma fırsatına sahip olacak. Bu durum kırsal bölgelerde yaşayan ve uzun yıllar boyunca güvencesiz çalıştığını düşünen nüfus için adeta büyük bir dönüm noktası niteliği taşıyor.

Hak sahiplerinin yapması gereken tek şey geçmiş döneme ait satış belgelerini veya kesinti yapıldığını gösteren makbuzları arşivlerden çıkararak ilgili kurumlara ibraz etmek olacak. Herhangi bir bürokratik engele takılmadan mahkeme kararının getirdiği bu esneklik sayesinde süreçler çok daha hızlı ve sorunsuz bir şekilde ilerleyecek. Yıllar önce dökülen alın terinin karşılığı olan emeklilik hakkı bu sayece gecikmeli de olsa sahiplerine teslim edilecek ve sosyal adaletin tesisi yönünde çok büyük bir adım atılmış olacak.